DEPREMİN YIKTIĞI HAYATLARA UMUT TAŞIMAK


24 Eylül akşam üzeri saat 17:00 sıralarında başkent Islamabad’da 15-20 saniye kadar hissettiğimiz sarsıntının deprem kuşağında olan Pakistan’da olağan sarsıntılardan biri olduğunu düşünmekte yanılmadığımı  kısa süre sonra Karaçi’den gelen telefonla anladım. 7.8 şiddetindeki deprem İslamabad’da fazla hissedilmemişti ama Karaçi’den, Delhi’ye Peşawer’den Abudabi’ye kadar son derece geniş bir alanı şiddetli bir şekilde sarsmıştı…

Depremin merkez üssü olan Awaran kasabasıyla iletşim kurulamıyor, ölü ya da yaralı sayısı hakkında net bir bilgi alınamıyordu.Belucistan’a yabancıların ve yardım kuruluşu çalışanlarıyla gazetecilerin Pakistan ordusu ya da içişleri bakanlığının verdiği NOC adı verilen izin belgesi olmadan girmeleri yasak. Bu nedenle izin için ertesi günü ve uçak içinde bir sonraki günü beklemek zorunda kaldık. Sonunda özel izinle 26 Eylül’de Belucistan’ın başkenti Quetta’ya uçarak orada yerel yetkililerle biraraya geldik.

 

Belucistan Afet Koordinasyon Merkezi yaklaşık depremin merkezine 500 km uzaklıkta ve yol şartları da zorlu olduğu için  Awaran’a yardım ekiplerini direk bölgeye göndererek  Karaçi ve Khuzdar üzerinden koordinasyonlarını planlamaktaydı. Yine özel izinle 300 km uzaklıkta bulunan Khuzdar’a karayoluyla  geçerek 33 Tümenden kalkacak helikopterler aracılığıyla deprem bölgesine ulaşmayı hedefledik.  Ancak Khuzdar’da bizi tatsız bir sürpriz karşıladı, askeri yetkililer  helikopterlerde yer olmadığı ve yabancılarında bölgeye  giremeyeceğini belirterek bizden dönmemizi istedi. Ancak aldığımız özel izin ve Türkiye’den yardım kuruluşu ve medya temsilcileri olduğumuzu ısrarla belirtmemizin ardından Yardım koordinatörlüğünü gerçekleştiren tüm General Samim’in bölgeye girmemize izin vermesiyle yaklaşık 7 saatlik karayolu yolculuğunun ardından Awaran’a ulaştık.

AWARAN
12. OOO nüfuslu kent merkezinde deprem çok büyük bir etki yaratmamış, deprem  dağların eteklerinde şehir merkezinden  15 ila  100 km lik alanda bir vadi üzerinde bulunan 200 den fazla koyu yerlebiretmişti. Ölü sayısı 500’ün üzerinde olan depremde havadan helikopterler ve karadanda ülkenin dörtbir yanından gelen yardım konvoylarıyla felaketzedelere ulaşılmaya çalışılıyordu.

Awaran merkezinde kurulan Afet Koordinasyon merkezinde Pakistan 33 Tümeni ve Sınır Muhafızları yardım çalışmalarının koordinasyonu ve güvenliğin sağlanması için çalışmalarını sürdürüyorlardı. Gece konakladığımız Koordinasyon merkezinde şehir merkezinden yaklaşık 20 KM uzaklıkta Mongoli köyüne askeri konvoy eşliğinde gidebileceğimiz ve burada  köyün ihtiyaçları ve yıkımın etkileriyle ilgili çalışma yapabileceğimiz bildirildi. Ertesi gün konvoyla birlikte Awaran şehir merkezinden yola çıkarak 2 .5 saat dağların ve kıraç arazi üzerinden yolların yer yer çöktüğü ulaşımın zorlukla gerçekleştiği bir alanda yolculığun ardından Mongoli köyüne vardık. Toplam 3 ayrı mahalleden oluşan Mongoli köyünün ilk mahallesi merkezi konumunda burada 160 aile yaklaşık 1200 kişi yaşıyor. Tamamen yıkılan köyde depremde 30 kişi yaşamını yitirmiş.

Ayrılıkcı Belucistan Kurtuluş Ordusu tarafından yardım konvoylarına yapılan saldırılar nedeniyle ciddi bir güvenlik riski var o yüzden bölgede güvenliğimiz Pakistan ordusunca sağlanıyor. Kısa süre sonra köyde ilk inceleme ve izlenimlerimizin ardından köy heyeti ile köyün hemen yanındaki nehir yatağında  ağaçların gölgesinde biraraya geldik. Köy heyeti acil olarak gıda ve geçici barınak ve battaniyeye ihtiyaçları olduğunu aktardı. Pakistan ordusu köye belli oranlarda yardım malzemesi aktarıyor olsada bu tüm köyün ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktı.

Pakistan uluslararası yardım taleplerini geri çevirerek  Awaran depremindeki tüm acil yardım ve  yeniden yapılandırma çalışmalarını kendi kurumlarıyla başta Pakistan ordusu ve Ulusal Afet Koordinasyon merkezi (Yine askerler tarafından yönetiliyor) ve Pakistan Kızılayı ile yerel sivil Toplum Kuruluşları  kanalıyla yürütüyor. TRTTürk ekibi olarak Ulusal Afet Koordinasyon başkanlığı ve bölgede yardım faaliyetlerini koordine eden Pakistan Ordusundan daha önce Keşmir depreminde bir çok yardım ve yeniden yapılanma projesini hayata geçiren Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı kanalıyla Mongoli Köyüne gıda yardımı yapmak için özel izin aldık. Bizimle temasa gecen Vakıf başkan yardımcısı Muzaffer BACA ile gerekli yardım malzemelerinin temini için çalışmalar başlatıldı. Köy heyetine yeniden geleceğimizi söyleyerek Mongoli’den ayrıldık.

 

BU KEZ YARDIM İÇİN MONGOLİ’DEYİZ
Tam bir ay sonra tüm hazırlıklar tamamlandı.160 aile için 1200 battaniye, her aileye 30 kg un,15 kg şeker,15 kg kurubaklagiller,15 kg pirinç,1.5 kg baharat ve tuz, 10 litre yemeklik yağdan oluşan15 tona yakın yardım malzemesini Karaçi’den Awaran’a doğru yola çıkardık.

Yaklaşık 9 saat süren yolculuğun ardından vardığımız Awaran merkezinde  Afet Koordinasyon merkezinden sağlanan askeri konvoyla  yine dağlık arazi içinden geçen 3 saate yakın bir yolculuk ardından Mongoli köyündeydik. Köy heyeti başkanı Ekrem Mongli’ye geleceğimiz bildirilmiş Mongli ailelerin olduğu listeyle  köy meydanında yardım için depremzedeleri koordine etmeye başlamıştı.

Köy halkı Türk bayrakları ve Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı’nın logolarıyla  gelen yardım konvoyunu büyük sevinçle karşıladı. Son derece organize ve hiç bir sıkıntı yaşatmadan sakince isim isim listeden belirlenen ailelerin temsilcileri düzenlenen yardım paketlerini teslim aldılar.

Dağıtımı koordine eden köy heyeti başkanı Ekrem Mongli 1 ay önce yaptığımız ziyarette verdiğimiz sözü tutacağımıza başlangıçta inanmadığını ancak yola çıktığımız haber verildiğinde büyük mutluluk yaşadığını soyledi;

‘’Duygularımı nası ifade edeceğimi bilemiyorum. Gelip bize yardım getirebileceğinizi söylediğinizde inanmamıştım. Ama şimdi bize bir ay yetecek malzemeyle geldiniz. Bu bizim için çok büyük bir mutluluk. Çok teşekkür ederiz.’’

Yardımı alan depremzedelerin yüzlerine yansıyan mutluluk  bizlere el sallayarak ve Beluc dilinde anlmadığımız ama bize minnet ve mutluluklarını ifade eden sözleri arasında tamamladık dağıtımı…

Her biri neredeyse bir aile için 80 kg yi aşan yardım paketlerini kimi sırtlayarak kimi el arabaları kimiyse motorsikletleriyle taşırken onların o mutlu yüz ifadelerini görmek bizlere tüm yorgunluğumuzu unutturmuştu. Mongoli artık bizimde köyümüz…



KİLİS'TEKİ IBC YARARLANICILARIN ÜRÜNLERİ ALMANYA BÜYÜKELÇİLİĞİNDE SERGİLENDİ

Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı yararlanıcılarının Kilis’teki çalışmaları Almanya’nın Ankara ...

IBC ESENYURT’TA OFİS AÇTI

Uluslararası Mavi Hilal Vakfı (IBC), Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı İstanbul Esenyurt’ta bir ‘Bilgilendirme ve Danışma Ofi ...

KİLİS’TEN ANITKABİR’E ANLAMLI ZİYARET

Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı’na bağlı Kilis Toplum Merkezi, Ankara’ya bir seyahat düzenleyerek Ata ...

KÜÇÜKÇEKMECE’DE IBC’NİN İŞ-NAKİT PROJESİ

Mart 2011 tarihinden itibaren Suriye’deki iç savaştan kaçan ve Türkiye’ye sığınan Suriyeliler ülkemizde yedin ...

AIDS NEDİR, NASIL KORUNURUZ?

Dünya AIDS günü için, Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Dayanışma Vakfı Sancaktepe Info-Hub Ofisinde bilgilen ...

SURİYELİ ÖĞRENCİLER ATA'NIN HUZURUNDA

İstanbul'un çeşitli semtlerinde yaşayan Suriyeli öğrenciler, aileleri ile birlikte 24 Kasım Öğretmenler Günü dol ...

Kapat

IBC FAALİYETLERİNDE ARAMA YAPIN